İyi anne yoktur
İyi Anne Yoktur: Mitler, Yükler ve Gerçek Kadınlar
Resmi nikah kıyıldıktan sonra sen artık soyadını aldığın ailenin kızısındır. Bu nikah senin “namuslu bir kadın” olduğunun onayıdır. Ama bu kabulleniş her iki taraf için de zordur. Bu süreçten sonra kadınlığın tüm rolleriyle sorgulanır:
İyi yemek yapıyor musun?
Evin temiz mi?
Bakımlı ve güzel misin?
Damada yakışıyor musun?
Ve sevgili kadın, sen artık kendi anne ve babanı unutmalısın. Onların yükü olmamalısın. Şimdi, kendini her bakımdan onaylatmalı, bir “damızlık” gibi tüm rolleri başarıyla taşımalısın. İçindeki kız çocuğunun heyecanı ölmeli. Artık kadınsın. Ağırbaşlı olmalı, fedakârlıklara başlamalısın.
Çünkü erkek çalışır, para kazanır.
Sen ise evi çevirirsin.
Ve sonra… bir çocuk yapmalısın.
Bu da senin görevin.
Çok sabırlı, çok güçlü ve çok fedakâr olmalısın.
Yememeli, yedirmelisin.
Giymemeli, giydirmelisin.
Uyumamalı, uyutmalısın.
Ama hayır, sevgili kadın.
Sen kendini bir nikâhla onaylatmak zorunda değilsin.
Bedeninin hesabını kimseye vermek zorunda değilsin.
Dokuz ay karnında taşıdığın mucizeni, sana dayatılan kalıplara hapsetmemelisin.
Annelik mükemmellik değildir.
Sana bu kalıp dayatılır ama sen önce kendini sevmeli ve kendin olmalısın.
Onu kucağına aldığın andan itibaren tüm hayatın değişir.
Yaşam alanın daralır.
Sen bu zorlu psikolojiyle baş etmeye çalışırken bir de etrafa kendini kanıtlama çabasıyla boğuşursun.
“Ev temiz mi?”
“Yemek yapabildin mi?”
“Çocuğun iyi gelişiyor mu?”
Bu soruların yükü seni susturur.
Ruhsal sağlığını götürür.
“İyi Anne” Diye Dayatılan Mit
Toplum bize diyor ki:
- Anne fedakârdır.
- Anne sabırlıdır.
- Anne kendini unutmalıdır.
Ama bu beklentilerle dolu “ideal anne” tanımı aslında bir masal.
Ve bu masalda gerçek kadınlara yer yok.
Uykusuz kalan, bazen ağlayan, bazen sabrı taşan, bazen
Yeterince İyi Anne: Asıl Gerçek
Psikanalist Donald Winnicott, “iyi anne” diye bir şey olmadığını söyler.
Onun yerine şu kavramı sunar:
Yeterince iyi anne.
Yani kusursuz olmak zorunda değilsin.
Hatalar yapabilirsin.
Çocuğunla bağ kurduğun, duygularını duyduğun sürece sen zaten yeterlisin.
Yeterince iyi anne:
- Bazen bağıran ama sonra sarılan annedir.
- Bazen yemek yetiştiremeyen ama göz temasıyla sevgisini gösteren annedir.
- Bazen tükenmiş hisseden ama ertesi sabah yeniden ayağa kalkan annedir.
İyi Anne Yoktur — Peki Kim Var?
Her şeyin kusursuz olması gerektiğini söyleyen bir ses var içimizde:
“Daha çok sabretmelisin.”
“Bağırmamalısın.”
“Ev tertemiz olmalı.”
“Çocuklar her an gelişmeli.”
Ama dur.
Gerçekten ‘iyi anne’ diye bir şey var mı?
Anne olduğumdan beri içimde taşıdığım bir cümle var:
“Yetersizim…”
Bazen uykusuz bir geceden sonra,
Bazen çocuğum ağladığında,
Bazen de sadece kahvaltıyı aceleyle hazırlarken…
Her anne gibi ben de kendimi sorguluyorum.
Yeni Bir Tanım Önerisi
“İyi anne yoktur.”
Ama:
- Sevgiyle yol alan,
- Sınırlarını bilen,
- Düşse bile yeniden ayağa kalkan anneler vardır.
Kendine bunu hatırlat:
Bu yolculukta sen yalnız değilsin.
Senin gibi hisseden, senin gibi çabalayan milyonlarca anne var.
Ve sen…
Zaten yeterince iyisin.
yalnız hisseden kadınlara yer yok.
Yorumlar
Yorum Gönder