Kayıtlar

Haziran, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
  Öfke Kızgınlık Değil, Bir Sinyaldir: Çocuklarda Öfke Kontrolü Nasıl Gelişir? Hepimiz çocukluğumuza döndüğümüzde, “büyüklere karşı gelinmez” kalıbıyla yetiştirildiğimiz için, sanki çocukken hiç öfkelenmemişiz gibi hissederiz. Oysa çocukken de öfkeleniyorduk—tıpkı bugün kendi çocuklarımızın yaptığı gibi. Fakat duygularımızı dile getirebileceğimiz güvenli alanlarımız yoktu. İçimize attığımız bu öfke, zamanla karakterimizi şekillendirdi. Bugün yetişkinliğimizde taşıdığımız suçluluk duygusunun, yetersizlik hissinin, kırılgan özgüvenin temelleri işte burada atıldı. Günümüzde ise, kendi çocuklarımız öfkelendiğinde sıklıkla şu cümleleri duyuyoruz: “Şimdiki çocuklar çok şımarık. Biz böyle miydik?” Aslında fark şu: Biz de öfkeyi yaşadık, ama bastırarak. Çocuklarımızsa bunu açıkça ifade etme cesareti gösteriyor. Şimdi bize düşen, bu ifadeyi sağlıklı bir öfke kontrolüne dönüştürmelerine yardımcı olmak. Öfke Nerede Başlar? Bebekler bile kendilerini ifade eder: ağlayarak, ses ç...
  Anne Oldum, Ama Neden Bu Kadar Kızgınım? Hepimizin anne baba olmadan önce, özellikle biz kadınlar, anne olmadan önce hayal ettiği ideal bir anne profili vardır. Çocuğumuzu böyle giyindireceğimizi, yemeğini, beslenmesini, onunla oynayacağımız oyunları, onunla ilgileneceğimizi, konularını… Hepsini hepsini hayal ederiz. Hamile kaldığımızda bu adımları atmaya başlarız. Özellikle ilk hamilelikte her şeye en derinden çok dikkat ederiz. Sonra çocuğumuz olur, onu kucağımıza alırız. İlk annelik deneyiminde özellikle. Lohusalık biraz daha ağır geçer veya bunu daha rahat atlatanlar olabiliyor aramızda. Lohusalıktan sonra, bunu da geçerekten sonra çocuğumuz büyümeye başladığı andan itibaren o yorgunluğun, uykusuzluğun, yalnızlık hissinin de verdiği sebepten dolayı öfkeli patlamaları yaşayabiliyoruz. Birden kendimizi çocuğumuza bağırırken görürüz. O an kendimizi dünyanın en kötü annesi, hatta en kötü insanı hissedebiliriz. Bu duygu hep vicdan azabıyla karışık, bir yandan da tutamadığı...
  Halayda Büyüyen Çocuklar: Folklorun Eğitici Gücü Bazen çocuk gelişimi kitapları, bazen de sokaktaki hayat bize en önemli dersleri verir. Özellikle de kültürün içinde, kalpten kalbe geçen o görünmez eğitim sisteminde… Bugün size çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini destekleyen güçlü ama çoğu zaman göz ardı edilen bir araçtan bahsetmek istiyorum: folklor, özelde ise halay. Giriş: Kürt Festivali ve Kültürel Bir Hafıza Geçtiğimiz yaz katıldığımız bir Kürt festivali, bu düşünceyi zihnimde yeniden canlandırdı. Renk renk kıyafetler, zılgıtlar, gülüşmeler ve yan yana dizilmiş eller… Halay, sadece bir oyun ya da eğlence değildi orada. Yaşlısından çocuğuna herkesin bir ritimle birleştiği bu halk dansı, adeta geçmişin bugüne bir armağanıydı. Halay çekilen alanda çocuklar başta sadece izliyordu. Ancak birkaç tur sonra çekingen adımlarla kalabalığa yaklaşıp kendilerini ritme bıraktılar. Bu sahne, bana çocuk gelişimi açısından çok şey düşündürdü. Gelişme: Halayın Ç...
  Bir Gün, Bir Kadın, Bir Yarım Hikâye: Nûroj Şevîn abla bizi gün yemeğine davet etmişti. Açıkçası böyle kalabalık kadın toplantıları bana hep biraz sıkıcı gelir. Ama onu kırmamak için bu kez gitmeye karar verdim. Saçlarımı alelacele topladım, üzerime sade bir şeyler geçirip evden çıktım. Amacım birkaç lokma bir şey atıştırıp, kısa bir sohbetten sonra erkenden ayrılmaktı. Zili çaldım. Şevîn abla her zamanki güler yüzüyle kapıyı açtı ama gözlerinden yorgun olduğu belli oluyordu. Tüm içtenliğiyle beni içeri davet etti. Salon kalabalıktı. Kendime bir köşe bulup tekli koltuğa oturacaktım ki, içeriden biri seslendi: — Güzel kızım, sen kimlerdensin? Başımı çevirdiğimde, yüzü kırış kırış bir teyzenin meraklı bakışlarıyla karşılaştım. Sesimi duyurabilmek için üçlü koltukta iki kişinin arasına sıkıştım. Yanıma oturan kadınlar da bana dikkatle bakıyordu. — Şevîn ablanın kuzeniyim, yardıma geldim, dedim gülümseyerek. Sohbet ilerledikçe kalabalığın gürültüsü içinde kendimi farkınd...